Doğal İndigo ile Boyama

tarihinde sat-su-ma studio tarafından gönderildi

Doğal boyalar dünyasının asi çocuğu: indigo. Onu her zaman diğerlerinden ayırıp, kendi başına ele almamız gerekiyor. Bu yazımızda da yine öyle yapacağız.

Doğada mavi ve mavi-morlara kolayca rastlarız. İlk doğal boyama denemelerimizde mor lahana, siyah havuç, siyah fasulye, reyhan, karadut gibi antosiyaninlerce zengin meyve, kök, tohum ve yapraklar bizi önce çok heyecanlandırır, ardından da üzer. Tecrübe ile sabit. Çünkü antosiyaninler hem pH’a hem de ışığa karşı çok duyarlıdırlar. Dolayısıyla renginizi özellikle pamuk gibi selülozik elyaflarda ilk yıkamada veya kısa sürede ışıkta kaybedersiniz. Bu noktada bize tatmin edici sonuçlar verecek olan tek mavi, indigodur.

İndigo, en fazla indigo boyası içeren bitkinin adı olmakla birlikte aslında bize mavi rengi veren bileşiğin de adıdır. Çeşitli bitkiler yapraklarında indigo öncülü olan indican bileşiğini içerirler. Indican renksiz, suda çözünebilen bir amino asit türevidir. Yaprakların suda fermente edilmesi sonucunda indican ilk önce indoksil’e dönüşür, indoksil’in oksijenle temas etmesi sonucunda da indigotin meydana gelir. İndigotin suda çözünmeyen mavi tanecikler olarak çöker. İşte bizim toz indigo boyası olarak kullandığımız budur. Yaprakların fermente edilmesi ile elde edilir.

Yapraklarında en yüksek konsantrasyonda indigo öncülü indican içeren bitki indigo dediğimiz, Indigofera tinctoria bitkisidir. Yaşam alanı Güney Asya, özellikle Hindistan’dır. Nitekim indigo kelimesi Latince indicum kökünden türemiştir ve ‘Hindistan’dan gelen’ anlamındadır. Ancak bunun dışında farklı kıtalarda yaşayan ve indican içeren başka bitkiler de vardır. Ülkemizde de bulunan ve Avrupa kıtasına yayılmış olan çivit otu, Isatis tinctoria bunlardan biridir. Aşağıdaki haritada baskın olarak bulundukları bölgelere göre sınıflandırılmış indican içeren bitkilere örnekleri görebilirsiniz.


İndigonun tarihine baktığımızda, insanlığın en eski boyalarından biri olduğunu görürüz. İndigo ile boyanmış tekstil ürünlerine rastladığımız en eski tarih ve coğrafya MÖ 2000 civarı, Mısır’dır. İndigo boyama bu dönemde, firavun mumyalarının sarıldığı keten dokuma kumaşların kenarlarında mavi çizgiler olarak karşımıza çıkar. MÖ 1.yy’dan itibaren de anavatanı Güneydoğu Asya’da, özellikle de Hindistan’da tarımının yapılmaya başlandığını biliyoruz. Hindistan çok eski dönemlerden beri tekstil ürünleri ile ünlüydü ve bu ürünler İpek Yolu ve diğer ticaret yolları üzerinden başka yerlere taşınıyordu. Eski Yunan ve Roma’da da indigo ile boyanmış tekstil ürünleri çok beğeniliyordu ama bölgede indigo elde etmek için iki yıllık otsu bir bitki olan çivitotundan yararlanılıyordu. Çivitotu da aynı değerli maviyi veriyordu, üstelik el altındaydı ama indigotin bileşiği yapraklarda daha düşük konsantrasyonda bulunduğundan boyarmadde elde etmesi daha zahmetliydi.

Daha yakın tarihe geldiğimizde ise, Avrupa ile Asya arasındaki deniz ticareti yollarının kaliteli çivite ulaşmayı kolaylaştırdığını ve Hindistan’a egemen olan Britanya’nın, Avrupa çivit ithalatından yararlandığı gibi, boyarmaddeyi gelişmekte olan giysi endüstrisinde de yoğun olarak kullandığını görürüz. Napoleon’un İngiliz ithal mallarına ambargo koyup Fransızları ordu üniformaları için çivitotu üretimine teşvik etmesi üzerine ise Avrupa’da çivitotu üretimi canlanmıştır. 19. yüzyılın sonuna doğru gerçekleşen iki olay ise, indigonun tarihinde çok etkili olmuştur.

Bunlardan ilki, Jacob Davis ve Levi Strauss & Co. şirketinin 1873’te metal perçinlerle güçlendirilmiş indigo boyalı mavi blue jean’den iş giysilerinin patentini alarak çiftçiler, işçiler ve kovboyların ihtiyaç duyduğu sağlam giysiyi piyasaya sürmesiydi. Blue jean kumaşının zamanla aldığı kendine özgü soluk mavi renk bir moda tarzına dönüştü. Diğeri ise 1897’de Adolf von Baeyer’in indigoyu sentetik olarak üretmesiydi. Doğal indigonun yerine artık günümüzde çok büyük oranda sentetiği kullanılıyor. Doğal üretimi küçük ölçekli olarak özellikle Hindistan ve Afrika’da yapılıyor. Bizden satın aldığınız indigo da, Hindistan’da alanında uzman ve organik sertifikalı bir üretici tarafından üretiliyor. Dükkan bağlantısı burada. 

İndigonun ne olduğu ve tarihi hakkında biraz fikir sahibi olduğumuza göre, onunla nasıl boyama yapabileceğimize geçelim.


Indigofera tinctoria (indigo) bitkisinin yapraklarından fermentasyon yoluyla elde edilmiş toz formundaki indigo boya, boyanın inaktif formudur. Bizim onu bir dizi reaksiyon ile aktif formuna dönüştürmemiz gerekir. Bu işlem geleneksel olarak küpler içinde yapılır, o yüzden indigo boyamaya küp boyama da denir. Küp boyamada kumaşa öncesinde mordanlama yapmak gerekmez. Bu konuda daha fazla bilgi için ‘Doğal Boyamaya Başlarken’ yazımıza göz atabilirsiniz.

İndigo ile doğal boyayacağımız elyafa mordanlama yapmayacak olsak da, homojen ve kalıcı bir boyama için iyi bir yıkama yapmamız şarttır. Bunun için pamuk, keten gibi selülozik elyaflar çamaşır sodası ile, ipek ve yün gibi protein yapıdaki elyaflar ise sabun ile kaynatılarak temizlenir. İyice duruladıktan sonra boyanır. Boyaya daldırmadan önce ıslak olmalıdır.

İndigo kübünü hazırlamaya boyamayı ne boyutta ve miktarda yapacağımıza karar vererek başlamamız gerekir. Boyamamız sadece bir deneme boyutunda, veya küçük parçalardan oluşuyorsa küçük bir kavanoz işimizi görecektir. Temel olarak boya kübümüzün boyutunu, boyayacağımız malzemenin boyutları belirler; sıkışmadan kübün içine girebilmelidir.

Karar vereceğimiz ikinci husus ise ne kadar boya kullanacağımız. İndigo boyamada kalıcı sonuçlar için açık maviler elde etme düşüncesinden vazgeçmenizi öneriyoruz. Her ne kadar az boya kullanarak ve kısa süreli daldırmalar yaparak bu sonuca ulaşmak mümkün olsa da, bu durum boyama kalitesini çok düşürüyor ve rengin kalıcılığını negatif yönde etkiliyor. O yüzden indigo ile en sağlıklı sonuçlar yeterli miktarda boya ve çoklu daldırmalar ile elde edeceğiniz koyu mavilerdir. Yeterli miktar ile kastettiğimiz, 5 litreye kadar olan küplerde 10g’ın altında boya kullanmamanız. 20g’ın ideal olduğunu söyleyebiliriz. Kübünüzün hacmi arttıkça bu miktarı da arttırmalısınız çünkü boyayacağınız elyaf miktarı da aynı oranda artar.


Mavi toz formundaki indigo, daha önce de bahsettiğimiz üzere inaktif formdadır. Yani boyayıcılığı yoktur, yalnızca lekeler. Onu aktif forma dönüştürmek için öncelikle suda çözmemiz, ardından da ‘indirgememiz’ gerekir. Sizi işin kimyasına boğmak istemediğimiz için bu reaksiyonun ayrıntılarına girmeyecek, sadece mantığından bahsedeceğiz. İşlem sıralaması şu şekilde olmalıdır:

İndigoyu ıslatma > indirgeyici ajanı ekleme > pH’ı yükseltme > bekleme > boyama

Toz indigonun üzerine birkaç damla su damlatırsanız, bu damlacıkların indigo tarafından emilmek yerine, onun üzerinde yuvarlandığını görürsünüz. Yani öncelikle toz indigonun suyla ilişkisini sağlamamız gerekir. Bunun için bir kavanozun içine indigoyu sıcak su (50-60 C derece civarı) ve cam bilyeler ile birlikte koyup, çalkalayabilirsiniz. Ya da, porselen bir havanda az miktarda sıcak su ile indigoyu macun haline getirebilirsiniz. Diğer bir yöntem olarak, el blenderı ile indigo ve sıcak suyu iyice karıştırabilirsiniz. Bunlardan hiçbirini yapamıyorsanız, herhangi bir karıştırıcı ile çok iyi karıştırdığınıza emin olmalısınız. Daha sonra bu karışımı min. 1 litrelik bir kavanoza alıp üzerine daha sonra ekleyeceklerinizi de hesap ederek su ekleyin. Kavanoza ilk olarak indirgeyicimizi ekleyeceğiz.

İndigoyu indirgemek için pek çok farklı malzemenin kullanıldığı reçeteye rastlayabilirsiniz. Biz en pratik ve etkili olduğunu düşündüğümüz 1-2-3 reçetesini uyguluyoruz. Yani 1 oranda indigo, 2 oranda pH düzenleyici, 3 oranda indirgeyici. 20g indigo kullandığımızı düşünürsek, bu 60g indirgeyici yapacaktır. Burada indirgeyici olarak fruktoz, yani meyve şekeri kullanıyoruz. Dükkan linki burada. Kavanoza reçeteye uygun ölçüde fruktozu ekleyin ve iyice karıştırın. Ancak bu indirgenme reaksiyonunu başlatmak için tek başına yeterli değil çünkü indigo tanecikleri halen çözünmediler ve suyun içinde asılı halde bekliyorlar. 



İndigoyu çözünür hale getirmek için ise ortamın pH’ını yükseltmemiz gerekiyor. Bunun için 2 oranında kalsiyum hidroksit, yani sönmüş kireç kullanıyoruz. 20g indigo kullandığımızı düşünürsek, bu 40g kalsiyum hidroksit yapacaktır. Kavanoza ekleyin ve iyice karıştırın. Bu aşamada ortamda bazı kimyasal reaksiyonlar meydana gelebilir, endişelenmeyin. Üzerini su ile tamamlamanız gerekiyorsa tamamlayın ve çözeltiyi dinlenmeye bırakın. Zamanla çözeltinin yüzeyinde bronz rengi bir tabaka oluştuğunu görmeniz işlerin yolunda olduğunu gösterir.

Bu kavanoz, eğer yeterliyse boyamayı gerçekleştireceğiniz kübünüz olabilir. Bunun için en az 6sa beklediğinizden emin olun. Ama daha büyük bir hacme ihtiyaç duyuyorsanız, kavanozdaki boya çözeltisini daha büyük bir kaba aktarmalısınız. Bunun için kovanızı sıcak su (50-60 C derece civarı) ile doldurun ve kavanoz içindeki çözeltiyi baloncuk yapmadan, yavaşça, mümkün olduğunca alçaktan kovaya boşaltın. Çalkalamadan, tek yöne doğru, hızlıca karıştırın. Bu noktadan sonra boya küpünün içine mümkün olduğunca az oksijen sokmamız gerekiyor. O yüzden hareketleriniz buna göre seri ama yumuşak ve dikkatli olmalı. Boya küpü bu şekilde 1 gece beklemeli ve boyama ertesi gün yapılmalı. Bu sürede birkaç saat arayla küp çalkalamadan karıştırılırsa, dibe çöken indigo tanecekleri yeniden ortama sokulacağı için boyadan daha iyi sonuç alınır.

İndigo boyamanın en karakteristik özelliği, mavi renkteki inaktif çözeltinin sarı-yeşil bir renk alarak aktif forma geçmesidir. Dolayısıyla boyadığınız elyafı boyaya daldırıp çıkardığınızda elyafınızın oksijen ile teması sonucu rengi yeşilden maviye dönüyorsa, boyamanız başarılıdır. İndigonun boyama fonksiyonu elyafın üzerini kaplama şeklinde olur (mordanlı boyalarda bu içine işlemedir). Bu sebepten, rengin tonu, boyaya kaç daldırma yaptığınız ile belirlenir. Daha fazla daldırma, daha fazla kat, bu da daha koyu mavi demektir. Boyanın içinde her daldırmada 5-10dk tutmanız yeterlidir.

Boyamanızı bitirdikten sonra elyafınızı nötralize etmeniz gerekir. Boya kübünüz oldukça bazik bir ortamdı, pamuk nispeten dayanıklı olmakla birlikte hayvansal elyaflar yüksek pH’dan zarar görür. Dolayısıyla nötralizasyon için düşük pH’a, yani bir aside ihtiyaç duyarız. Beyaz sirke bu iş için idealdir. Boyamasını tamamladığınız elyafı önce akan su altında durulayın, ardından sirkeli suda yarım saat kadar bekletin. Son olarak sıcak su kullanarak sabunlu bir yıkama yapın.

Tebrikler, ilk indigo boyamanızı yaptınız! Daha detaylı bilgi için İndigo Boyama Kiti sayfamızı buradan ziyaret edebilirsiniz. Bu kit, indigo boyamayı ilk kez deneyimleyecekseniz işinizi çok kolaylaştıracak tüm açıklamaları ve malzemeleri içeriyor.

Sevgiler

Yazıdaki taranmış görseller Jenny Balfour-Paul'a ait 'Indigo, Egyptian Mummies to Blue Jeans' kitabından alınmıştır.  


Bu gönderiyi paylaşın



← Daha Eski Gönderi Daha Yeni Gönderi →


Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın.

Turkish
Turkish